|
Mucit, engin deniz, köpüðüm benim, ayýn gökyüzü yayý, suyun imparatorluðu yüzyýllardýr konuþtu seninle benim aðzým aracýlýðýyla. Ölümden önce olgunlaþmýþtý senin tamamlanmýþlýðýn. Kaldýrdýn bitkinliði ta göðe doðru, ve aðaçlarýn katý gecesinden sürükledi seni ter bütün denizlerin denizi okyanusun kýyýsýna. Amansýz ýþýk küçük insan yüreðiyle evlendi senin bakýþýnda, daha önce hiç dolmamýþ bir çanak doldu! Þimþekten bir mýsýrtohumu geldi seninle, ve azgýn gökgürültüsü çekildi topraða. Balbao, ordu kumandaný, ne kadar da önemsiz senin küçük elin miðferin üstünde, sýr dolu küçük odam, tuzun keþiflerinde büyümüþ, okyanus þirinliðinin damadý. dünyanýn genç dölyataklarýnýn oðlu. Deniz majestelerinin karanlýk sanýsý yaðmaladý gözlerine aðan portakal aðaçlarýnýn dörtnallarýyla, cüretkâr bir sabahkýzýllýðý düþtü kanýna ruhunu yönetmek için, ey mecnun!
Gölgelerin bölgesi evine döndüðünde, Sen, ey denizin uyurgezeri, yeþil kaptan, ölüydün sen, kemiklerini almak için bekleyen toprak gibi.
Ölümlü damat, tuttu iþte ihanet verdiði sözü.
Cürum boþuna yürümedi aðýr adýmlarla tarih boyunca, þahin yoketti kendi yuvasýný, ve birbirini buldu yýlanlar ve altýn dilleriyle atýldýlar birbirlerinin üzerine. Azgýn alacakaranlýkta girdin içeriye, ve kaybolmuþ adýmlarý götürdü seni hâlâ yýkanan o derinliði ölçülemezde, ýþýn parlaklýðýna bürünmüþ ve en kudretli köpükle evli, alýp götürdüler seni bir baþka denizin sahiline: ölüme.
('Los conquistadores'den - 'Canto General' Türkçeye çeviren: Ýsmail Aksoy) |